okul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
okul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ağustos 2020 Perşembe

Korona Artma Düğünümüz Var!

 

Korona Artma Düğünümüz Var!


Değerli okurlarımız yazılarımızın başlığını aşağıda olduğu gibi bir kaç çeşit atabilirdik. 

Bunlar; 

Aman Dikkat Gençlerin Mutlu Günlerini Haram Etmeyelim.

Korona kurallarına uyalım,düğünümüz var

Korona artış gösterme yapacak çok iş var

Kurallara uyalım ki,çocuklarımız okullarına kavuşsun.

Tedbirleri ihmal etmeyelim ki, çocuklarımız öğretmenleriyle buluşsun. 

………..

1 Haziran 2020 tarihinden itibaren normalleşme süreci başlamıştı.

1 Temmuzdan itibaren de her türlü iş ve işlemlerde tamamen normale dönülmeye başlanmıştı..

Elbette bazı kurallara uyulmak suretiyle normalleşme süreci devam edecekti.

Maalesef  vatandaşlarımızın bir kısmı kural tanımayan tavırlarıyla korona tedbirlerini bırakmış, virüsün durma ve geri gitme durumunu yok etmiş ve virüs yeniden atağa geçirmişlerdir.

Kalabalık ortamlarda korona tedbirlerine tam olarak uyulmadığı görülmektedir.

 İnsanlar kendilerini düşünmedikleri gibi başkalarına da zarar verdiklerini hiç hesaba katmıyorlar.

Korona tedbirlerini hiçe sayan, yani maske takmayan, mesafeye uymayan,hijyen ve temizliğe özen göstermeyen, hasta veya grip olduğu halde kendini izole etmeyenlerin başkalarına  karşı saygısızlık ettiklerinin farkına varmalıdırlar.

Bunların yaptıkları kul hakkına girer ve bunun affı mümkün değildir.

Kurallara uymayanları uyarmalıyız. Ama esas uyarı yetkililerden olmalı. Uyarılara aldırış etmeyenlere de cezai işlem kesinlikle uygulanmalıdır.


Tüm öğretmen ve öğrencilerimiz okullarına kavuşmak arzusu içindedirler.

Düğün yapacak yüzlerce kişi heyecanla düğün günlerini beklemektedirler...


Esnaflar,tüccarlar, iş yapanlar vb. herkes ekmeğini elde etmek istemektedir.

Düzenin tekrar bozulması ve başa dönülmesiyle birçok kesim tekrar mağdur olacaktır.

 Eğer okulların açılmasını istiyorsak,

Düğünlerin yapılmaya devam edilmesini istiyorsak,

Her türlü ticari faaliyetleri sürdürmek istiyorsak,

İhtiyaçlarımızı özgürce gidermeye devam etmek istiyorsak,

Cenazelerimizi rahat defin  etmeyi istiyorsak,

Ve bunlar gibi bir çok şeyi yapmak ve normal bir hayatı arzu etmek istiyorsak;

Şunları yapmamız gerekir:

1-Maske kullanmalıyız.

2-Her türlü mesafeyi korumalıyız.

3Temizlik ve hijyene azami ölçüde dikkat etmeliyiz.

4-Düğünlerde maskeli ve  sosyal mesafeye kesinlikle uymalıyız. 5-Kına ve düğünlerde Sosyal mesafeyi bozacak hiçbir oyun ve eğlenceye girmemeliyiz.

6-Toplantı,parti vb. kalabalık  yerlerde maske ve mesafeye tam uymalıyız.

7-Yetkililer denetimleri sıkı ve devamlı yapmalı, kuralları ihlal edenlere cezai işlem kesinlikle uygulanmalı.

Kısaca, yasakların artmaması için yukarıdaki kurallara uymalıyız.

Yeni yasaklar getirerek çözüm aranmamalı,kuralları ihlal eden ve kurallara uymayanları cezalandırmak daha makul ve etkili olur,kanımca.

 Kurallara uyalım ki, okullarımız açılsın,düğünlerimiz yapılmaya devam etsin ve ticari ve sosyal hayatımız normal devam etsin

Öğretmenler ve öğrenciler okullarına hasret, bu hasreti sonlandırmak için lütfen kuralları uygulayalım…

 Dikkat edelim daha çok düğün var!

 Evlenecek kişilerin mutluluklarını engellemeyelim.

 Kurallara uyalım ki,daha güzel ve sağlıklı günlere ulaşalım.

 Koronasız günlere İnşallah!

11 Ağustos 2020 Salı

Şehit Eren BÜLBÜL’ü unutmadık

 Şehit Eren BÜLBÜL’ü unutmadık

 

 

Şehit Eren BÜLBÜL, Türk Milletinin  tarih boyunca yetiştirdiği kahraman şehitlerden biriydi.


Üstelik bu şerefe çok genç bir yaşta ulaştı. 11 Ağustos 2017'de Trabzon'un Maçka ilçesinde PKK'lı teröristlerin saklandığı sığınağı güvenlik güçlerine gösterirken çıkan çatışmada şehit düştü Eren Bülbül.


O günden beri de Türk halkı onu hiç unutmadı. Adı sadece yurt içinde değil yurt dışında da yaşatıldı.

 

Medyadan çok duymuşuzdur Şehit Eren BÜLBÜL’ü .  Şehit yavrumuz teröristlerin  bulunduğu yeri güvenlik güçlerimize haber veriyor. Teröristlerin yerini askerlerimize göstermek için onlarla beraber gidiyor.


 Orada çatışma çıktığı için,15 yaşındaki Eren BÜLBÜL ve J.Asb.Kd.Bçvş. Ferhat Gedik şehit oluyor.

  

Eren Bülbül, Maçkalı Ayşe ve Hasan Bülbül çiftinin çocuğu olarak 1 Ocak 2002 yılında dünyaya geldi. Babasını küçük yaşta kaybeden Bülbül, Maçka’ya  bağlı Köprüyanı Mahallesi'ndeki tek katlı evde annesi ve  kardeşleriyle yaşamını sürdürdü.

 

İlkokulu Köprüyanı, ortaokulu Çatak İlköğretim Okulunda okuyan Bülbül, eğitimine Maçka Anadolu İmam Hatip Lisesinde devam etti.


Çevresinde futbola tutkusuyla tanınıyordu, Trabzonspor sevdalısıydı.

 

Eğitiminden arta kalan zamanlarda ailesinin geçimine katkıda bulunmak amacıyla bağ, bahçe ve yük taşıma gibi gündelik işlerde çalışan Bülbül, küçük yaşına rağmen elinden geldiğince ailesine destek oldu.

 

Çok çalışkan bir çocuktu.Annesinin her işinde ona yardım ediyordu. Küçük yaşına rağmen, evin ihtiyacı olan  yakacak odunu ve hayvanların yiyeceği  otları sırtında  taşırdı.Yaşamı boyunca karşılaştığı zorlukları göğüsledi.


 Trabzon'un Maçka ilçesi kırsalında evlerinin yakınında 11 Ağustos 2017'de, bölücü terör örgütü mensuplarıyla sağlanan sıcak temas sırasında ağır yaralandı.

 

Bülbül, kaldırıldığı Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesinde yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Bülbül'ün cenazesi, 12 Ağustos 2017'de Maçka Merkez Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Köprüyanı Mahallesi'ndeki aile kabristanlığında toprağa verildi.

Şehit Bülbül'ün ölümü Türkiye'yi yasa boğarken, ölmeden önce sosyal medyadaki fotoğrafları ve paylaşımları dikkat çekti.

Sosyal medyada küçük yaşında odun taşırken görüntülendiği fotoğrafı ve "Biri de çıkıp demiyor ki Eren iyi ki varsın" paylaşımıyla hafızalarda derin iz bırakan şehit Bülbül'ü, Türkiye kalbine gömdü.

Sevenlerinin "İyi ki varsın Eren" sözleriyle hatırladığı Bülbül, çalışkanlığı, vatan sevgisi ve kahramanlığıyla herkese örnek oldu.

Şehit Eren Bülbül'ün adı, memleketinin hemen hemen her yerinde çeşitli mekanlara verilerek yaşatılıyor.


Eren BÜLBÜL’ün adının yaşatılması için,yeni doğan yeğenine EREN adı verildi.

 Şehit Eren Bülbül'ün adı, okuduğu okul  olan Trabzon- Maçka  Anadolu İmam Hatip Lisesine verildi.


Maçka Belediyesince de ilçede yeni yaptırılan camiye, Eren’in adının yaşatılması için "Eren Bülbül Camii" denildi.


Ayrıca ilçe yolu güzergahındaki bir tünele "Eren Bülbül" adı verilirken, ilçeye bağlı Başar Mahallesi'ndeki bir ilkokulda "Şehit Eren Bülbül" adına kütüphane, Bekçiler mevkiinde de hatıra ormanı kuruldu.


Türk Hava Yollarının (THY) filosuna katılan Dreamliner tipi uçağa, Şehit Eren Bülbül'ün anısına "Maçka" ismi verilirken, uçağın ilk uçuşu da Trabzon'a gerçekleştirildi.


Baykar Teknik Müdürü (CTO) ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, haziran ayında sosyal medya hesabı Twitter'da, eğitimde kullandıkları Bayraktar TB2 SİHA'lardan birine Eren'in adını verdiklerini duyurdu.

 

Türkiye'nin dışında Bülbül'ün adına Somali'de de "Eren Bülbül Yetimhanesi" açıldı.

 Ayrıca, şehit Eren Bülbül'ün adının yanı sıra giydiği "kara lastik"leri de Bolu'nun Gerede ilçesinde kurulan Yaşayan Ayakkabı Müzesinde sergileniyor.

 

Şehit Eren BÜLBÜL’ ün kabri , evlerinin önünde babasının kabrinin yanında yer almaktadır.

 

Onun yaşamış olduğu  köyü  görenimiz azdır.

 

Eren’in evi Maçka’dan bayağı yukarıda bir dağın tepesine yakın ormanın bitişiğinde yalnız başına bir yerdedir. Eren orada yaşardı. Ev çarşıya ve okula çok uzak, yol var ama yol yokuş ve virajı bol. Gerçi yolun bir kısmı asfalt bir kısmı beton…

 

Trabzon belediyesi tarafından Eren BÜLBÜLÜN şehadetinden sonra yolun asfalt dışındaki kısmı beton döküldü.  Bunun için Trabzon belediyemize ayrıca teşekkür ederiz.

 

Bu bölgeyi bilmeyenler için, buralara gitmek cesaret ister… Çünkü oralarda  duman,sis  ve yağmur  eksik olmaz. Belki, İyi hava şansınıza olabilir…

 

Şehit Eren BÜLBÜL’e Allahtan rahmet diliyor,annesine ve yakınlarına sabır diliyorum.

“Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez”

 

 #İyikivarsınErenBÜLBÜL


Efkan VURAL

https://efkanvural.blogspot.com/2020/08/sehit-eren-bulbulu-unutma.html


21 Haziran 2020 Pazar

Babalar Günü Bir Güne Sığmaz

Bugün babalar günü. 


Başta şehit babaları olmak üzere bütün babaların babalar günü kutlu olsun.

Baba çok mühim bir kimsedir.

Baba büyük bir güç ve güvenilir bir limandır.

Babalar için yılın bir günü semboliktir. Babalar günü bir güne sığmaz. Yılın her günü babalar günü olmalıdır. Onları bir gün hatırlayıp,hediyelerle gõnüllerini ve dualarını almak zordur.
Onlara her zaman hürmet etmeliyiz. Onlara karşı saygılı olmalıyız.
Onların isteklerine uygun davranışlar sergilemeliyiz. Onların rızasını almalıyız. Yaptığımız davranışlarla onların dualarına nail olmalıyız.

Yüce dinimizde anne ve baba hakkına çok önem verilir. Allah birçok ayette anne ve babaya iyi davranmayı ; Onlara “öf ! “ bile dememeyi emreder. Anne ve babaya sürekli iyi ve güzel davranmamızı öğütler.

Kur’an’ı Kerimde Yüce Allah bazı ayetlerde anne ve baba hakkında şöyle buyurmaktadır:
“ Biz, insana, ana-babasına iyi davranmasını tavsiye etmişizdir….. (Ankebut, Suresi,8.Ayet)
“ Allah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana –babaya … iyilik edin… (Nisa,Suresi,36.ayet)
“Rabbin kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi , ana babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri , yada her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa ,sakın onlara “ öf ! “ bile deme; onları azarlama ; onlara güzel söz söyle. Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve deki : ”Rabbim ! Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sende onlara acı. ” (İsra,Suresi,23.ve24.ayet)
Peygamberimize bir kişi, yapılan işlerin hangisi daha üstündür diye soru sorar:
Hz. Peygamber (s.a.v.) de “Vaktinde kılınan namaz “ diye cevap verdi.
Sonra hangisidir? diye sorar:
Peygamberimiz de “ Anne ve babaya iyilik etmektir.”diye buyurur…”(Tirmizi,birr ve sıla,2)
Allah’ın bizden memnun olmasını istiyorsak Anne ve babamızı memnun etmemiz gerekir. Bu konu da Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır : ”Allah’ın rızası, anne babanın rızasına; gazabı da anne babanın gazabına bağlıdır.” (Tirmizi, birr ve sıla.3)
Anne ve babamızın hakkını ödeyemeyiz.Çünkü onların üzerimize hakları çoktur.
Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır. ”Hiçbir evlat babanın hakkını ödeyemez.Ancak onu köle olarak bulup satın alır ve özgür ederse müstesna.”(Tirmizi,birr ve sıla,8)
Cennete girmek  istiyorsak anne ve babamıza karşı sorumluluklarımızın farkına vararak,onlara özellikle ihtiyarlık döneminde ve bize muhtaç olduklarında yanlarına koşmalıyız..Onlara üzücü hiçbir harekette bulunmamalıyız.
Anne ve babanın duası çok makbuldür.
Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır.
“Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir: Mazlumun duası, yolcunun duası ve babanın evladına duası” (İbn Mâce, Dua, 11.)
Cennete girmek istiyorsak Anne ve babamıza iyi davranmalıyız. Cennetin  anaların ayağının altında olduğunu unutmamalıyız.
Bu konu ile ilgili bir rivaye şöyledir:Muaviye b. Câhime’dir. Anlattığına göre, İbn Câhime (ra) bir gün Hz. Peygamber’e (sas) geldi ve: “Ey Allah’ın Resulü, ben gazveye (cihad) katılmak istiyorum, bu konuda sizinle istişare etmeye geldim” dedi. Resûlullah (s.a.v.): “Annen var mı? (hayatta mı?) diye sordu. “Evet” deyince, “Öyleyse ondan ayrılma, zira cennet onun ayağının altındadır” buyurdu. (Nesâî, Cihâd, 6)
Anne ve babamızın rızasını kazanarak cennete girme şansımızı artırmalıyız.
Bu konu ile ilgili Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır.
“Burnu yere sürünsün, burnu yere sürünsün, burnu yere sürünsün. ”Kimin ya Rasulallah denince .”İhtiyarlığı anında annesi ile babasından birine yahut her ikisine yetişip de (onların rızasını kazanarak) cennete giremeyenin ” buyurdu. (Müslim,birr ve sıla9,10.)
Anne ve  babamıza karşı gelmemeliyiz. Onlara karşı saygıda ve sevgide kusur etmemeliyiz.
 Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır:
 Büyük günahların en büyüğünü size bildireyim mi? Deyince;
Sahabe:Evet ya Rasulullah! Dediler.
 Peygamberimiz de:”Allah’a şirk koşmak,anne ve babaya karşı gelmek” buyurdu. (Tirmizi birr ve sıla,4.)
Bir adam Peygamberimize gelerek ey Allah’ın elçisi insanlar içinde en güzel şekilde davranmam gereken kimdir ? deyince Peygamberimiz de Annendir “ diye cevap verir. Adam sonra kimdir? diye ikinci ve üçüncü defa sorunca da Hz. Peygamber (s.a.v), “Annendir” buyurdu. Adam sonra kimdir? Deyince Peygamberimiz, “Sonra babandır.” diye cevap verdi.(Buhari,edeb,4)
Bir hadis-i şerifte anne ve babaya karşı yapılması gerekenler şöyle özetlenmiştir.
Ebû Üseyd Mâlik İbni Rebîa es-Sâidî (r.a.) şöyle dedi: Bir gün biz Resûlullah’ın  huzurunda otururken Selemeoğulları kabilesinden bir adam çıkageldi ve:
 - Yâ Resûlallah! Anamla babam öldükten sonra onlara yapabileceğim bir iyilik var mı? diye sordu.
 Resûl-i Ekrem şöyle buyurdu:
 – “Evet, onlara dua eder günahlarının bağışlanmasını dilersin; vasiyetlerini yerine getirirsin; akrabasını koruyup gözetirsin; dostlarına da ikramda bulunursun.” (İbni Mace,Edeb,2.)
Evet  babalar günü sebebiyle , babalarımızın  gönlünü alalım. Hediyelerimiz yanında, onlara vereceğimiz en büyük hediye ; yalnız olmadıklarını ,bir gün değil her gün gerektiğinde yanlarında olabileceğimiz güvenini verebilmektir.
Eğer anne ve babamız vefat etmişse ruhlarını analım.Onlar için sadaka verelim.İyilik yapalım.
Var mısınız anne ve babalarımıza iyi davranmaya…
Ve cenneti garantilemeye çalışalım  İnşallah…
Bir gün değil, her gününün babalar günü olması dileğiyle...
Babalar günü kutlu olsun.





Efkan VURAL 
Bu yazı aşağıdaki web sitelerinde yayınlanmıştır:

MİLLİYET BLOG

EFKAN VURAL'IN EĞİTİM KÜLTÜR ve BİLGİ SİTESİ