12 Nisan 2020 Pazar

Evde Hayat Var,Sokakta Korona


Evde Hayat Var,Sokakta Korona
11-12 Nisan Cumartesi ve Pazar günlerinde sokağa çıkma yasağı kondu. Devletimiz güzel bir karar verdi. Ama bu yeterli değil en az 15 gün sokağa çıkma yasağı verilmelidir.
Virüsün 14 gün içinde kuluçka yapması nedeniyle, 15 gün evde kalırsak virüsün başkalarına bulaşması önlenecektir.
Bence bu iki günlük sokağa çıkma bir deneme olarak değerlendirilmelidir.
Bu hafta sonu dışarı çıkmanın yasaklanması ile ilgili birkaç cümle ile değerlendirme yapmak istiyorum:
1-Bu karar tam yerinde olmuştur.
2-Sokağa çıkma yasağı duyurulur duyurulmaz, insanımız sokağa döküldü. Korona için aldığımız tedbirler bir anda alt üst oldu. İki gün evde kalmak için bunu yapmaya gerek yoktu.İyi bir sınav veremedik. Maalesef  kendimizi düşünmüyoruz.
3-Sokağa çıkma yasağına umumiyetle herkesin uyduğu görülmüştür. Faydalı bir sonuç verecektir.
4-Bu iki günlük sokağa çıkma güzel bir deneme ve uygulama olmuştur.
5-Bazı kimseler iradelerini kullanmıyorlar, virüse aldırış etmeden serbestçe dışarılarda dolaşıyor. Bu yasakla birlikte  dışarı çıkamadığı için işin önemini ve ciddiyetini anlamış oldular.
6-Ciddi bir mücadele için sokağa çıkma yasağı iki gün aradan sonra 15 Nisan Çarşamba gününden itibaren 15 gün sokağa çıkma yasağı uygulanmalıdır.
Korona virüsüne karşı mücadelemizi ciddi olarak sürdürmeliyiz. Herkes kendine düşen sorumlulukları yerine getirmelidir.
 Sorumluluklarını bilmeyenlere ve sorumluluklarını yerine getirmeyenlere de devlet bunu sert uygulamalarla yerine getirmelidir.
İşte bu yüzden devletimiz sokağa çıkma yasağı uygulamalıdır.
 İki günlük uygulama başarılıydı,devamını bekliyoruz.
Evde Kal çünkü evde hayat var. Dışarı çıkma dışarıda korona var


4 Nisan 2020 Cumartesi

Bakan ve Korona: Fahrettin Koca


Bakan ve Korona: Fahrettin Koca


İçinde bulunduğumuz 2020 yılında en fazla dillerde ve ekranlarda dolaşan kelime korona ve Dr. Fahrettin KOCA’dır.
Sizlerde takdir edersiniz ki, Korona Virüsü salgını dünyayı esir etmiştir. Avrupa başta olmak üzere,Çin, Amerika ve tüm ülkeleri pençesine takmış korkunç bir bela olan korona ülkemizi de sarsmaktadır.
Ülkemizde aylar öncesinden bu virüse karşı bir çok tedbir alınmıştır.
Bu korona belasından uzak kalmak için sağlık bakanımız sayın Dr. Fahrettin KOCA, gece gündüz demeden çalıştı ve büyük bir hızla da çalışmaya devam etmektedir.
Sağlık bakanımızı baştan beri takdir etmeyen yoktur gibi…
Bakan Dr. Fahrettin KOCA, gerçekten güven veren bir pozitif yönü her zaman ön planda olmuştur.
Çok samimi ve dürüst olan bakan aynı zamanda duygusal ve gönül insanıdır.
Vaka görülmeden önce çalışmaları yakından takip ediyor ve gerekli önlemlerin  alınması için çalışıyordu.
O günlerde ısrarla vakaların olduğu söyleniyordu, vakaların devlet tarafından gizlendiği  yaygarası  dolaşıyordu.
Güven veren bakan KOCA ise henüz ülkemizde vaka yoktur. Yani şuanda her hangi bir vaka tespit edilmemiştir. Ama bu Virüsün ülkemize girmediği veya ülkemizde olmadığı anlamına gelmez. Diyordu…
Vakaları niye gizlesin ki, ilk vaka tespit edilince gece yarısı olmasına rağmen hemen vaka açıklanmıştır. Bu suretle kendisine güven artmıştır.
Bakanın çok samimi olduğu hareketlerinden ve duruşundan belliydi. Bakanın güven verici bir duruşu var.
Biz bunu İlk vakayı açıkladığında da hissetmiştik. O gece endişesi ve üzüntüsü yüzünden belliydi.
Bir de ilk vefat haberini verdiği 18 Mart günü televizyonda canlı yayında gözlerinin dolduğunu görmüşsünüz.
Son günlerde sağlık çalışanlarına virüsün geçmesini ve sağlık çalışanları içinde virüsten etkilenen 603 kişinin olduğunu söylerken sesinin titremesi ve her haliyle üzüntüsü gözümüzün önünden gitmemektedir.
Sağlık çalışanlarından vefatların olması ve onlarla ilgili açıklamalarda gözlerinin kızarmasıyla üzüntüsünü gizleyemiyordu.
Büyük değerlerimizden  biri olan Prof Dr. Cemil TAŞÇIĞLU’nun vefatını söylerken duygulanması unutulmaz elbette… Hocamızı ve diğer kaybettiğimiz doktorlarımızı  saygıyla ve rahmetle anıyoruz. Ruhları şad olsun.
Evet,baştan itibaren Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin KOCA, büyük bir gayret içindedir.
Süreci çok güzel biçimde yürütmektedir. Kendisini kutluyoruz.
Ekibi ile birlikte çalışan herkesi kutluyoruz.
Virüse en yakın temas eden ve bizim için canlarını tehlikeye atan tüm doktorlarımız ve sağlık çalışanlarımızı kutluyoruz ve onları  özellikle alkışlıyoruz.
Elbette süreci güzel bir biçimde yöneten Sayın Cumhurbaşkanımız  RECEP TAYYİP  ERDOĞAN’a da teşekkürümüzü bir borç biliriz.
Tüm milletimizle,iktidarıyla,muhalefetiyle,siyasi partileriyle,sivil örgütleriyle, sanayici ve iş adamlarıyla, tüm meslek gruplarıyla,serbest çalışanlarla,esnaf ,kamu ve özel kuruluşlarla el ele yürek yüreğe vererek İnşallah bu işin üstesinden geleceğiz.
Tedbirleri almaya devam edeceğiz.
Her zaman birlik ve beraberlik içinde olacağız.
Dışarı çıkmayacağız.
Başta doktorlarımızın ve sağlık çalışanlarımızın hakkı ödenmez,onlara müteşekkiriz.
Her zaman sağlık çalışanlarına karşı şiddeti kınıyoruz.
Biz bize yeteriz Türkiyem.
Kendi izalasyonunu  kendin koru.
=EvdeKalTürkiyem.


2 Eylül 2019 Pazartesi

30 Ağustos Zafer Bayramı

                   30 Ağustos Zafer Bayramı



30 Ağustos Zaferi bizi tarihte bir kez daha sahneye koymuştur.
Bu zaferle Türk Milleti tüm dünyaya esareti kabul etmediğini duyurmuş ve ispatlamıştır.

Tarihte Müstemleke olmayı kabul etmeyen Türkler kendi azmi ve gayreti ile düşmanı topraklarından kovarak bağımsızlığının ilan etmiştir.

Her yıl 30 Ağustosta bağımsızlık mücadelemizi ve bu uğurdaki başarımızı dünyaya haykırırız.

Demek isteriz ki,Türk Milleti  her zaman bağımsız bir vatan için kanının son damlasına kadar mücadele eder. 

Bu günde aynı azimle ve kararlılıkla yolumuza devam etmekteyiz.
Düşmana hiçbir zaman boyun eğmeyiz, eğmeyeceğiz.... 
Vatanımızın bütünlüğü ve milletimizin birliği için bu gün ve gelecekteki her gün için kararlılıkla ve inançla çok gayret ederek varlığımızı sürdüreceğiz. Bu uğurda bizi yolumuzdan kimse ayıramaz...

Milletimizin tüm fertleriyle aynı inançla birliğimizi ve beraberliğimizi her daim canlı tutacağız. 

Atalarımız bir çok cephede hep beraber düşmana karşı vatan için çarpışmıştır. Bu şekilde tarih sahnesinde bağımsız olarak yaşama geleneğimiz devam etmiştir.

Bağımsız vatan toprağımız bizim her şeyimizdir, canımız,kanımız ve namusumuzdur. Bu uğurda canımızı seve seve verir ve şehit oluruz. Şehitlik en yüce makamdır. 

İşte her 30 Ağustos bize bunları hatırlatmakta ve şuurumuzu güçlendirmektedir.

Ne mutlu bizlere ki, nice güzel kahramanlık örneklerine sahibiz. 

Çok şanslıyız çünkü, büyük bir milletin evlatlarıyız.

Çok şanslıyız çünkü, cennet bir vatana sahibiz.

Çok şanslıyız çünkü, sağlam bir inanca sahibiz.

Çok şanslıyız çünkü, büyük olma,bağımsız yaşama ve var olma düşüncesi her zaman yeşererek devam etmektedir.

Her zaman çok çalışacağız....

Bu idealleri yaşatacağız.....

Kardeş olacağız...

Birlikte kalacağız...

Tüm insanlığa örnek olacağız....

Nice bayramlara inşallah!


Efkan CORDANOĞLU



27 Nisan 2019 Cumartesi

Süleyman SOYLU’yu harcamak mı?




Aman ha! Yıllar sonra  terörün kökünü kazıyarak ülkemizi huzur  ve güvene  kavuşturan büyük bir yürek ve büyük bir inançla korkmadan  yürüyen bir yiğit adam Süleyman  SOYLU.... 

Sayın SOYLU Ülkemiz  ve milletimiz için bir şanstır. Terörün  kökünden kazınması konusunda Soylu’nun başarısı herkes tarafından takdir edilmektedir.

İçişleri bakanımız Sayın Süleyman SOYLU başarılı,çalışkan,cesur,inançlı, millet aşığı Karadenizli ve üstelik Trabzonlu vatansever  bir kişidir. Trabzonluların her zaman güvenilir oldukları herkes tarafından dile getirilir.

Bir de en önemlisi Sayın Süleyman SOYLU, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ı hiçbir zaman yalnız bırakmayan ve taşın altına elini koyan güvenilir bir yol arkadaşı olmuştur. Bu arkadaşlık kolay kolay oluşmaz....Bu başarını kaynağıdır...Bu durum gözden uzak tutulamaz...    

SOYLU, göreve getirildiğinde başarılı olmak  zorunda  olduğunu çok iyi biliyordu. Ülkenin huzur ve güveni için bu başarı şarttı.

SOYLU, kendisinden istediğimiz bu başarıyı sağlamıştır. Allah’a şükürler olsun terörün kökü içeride, sınırda ve dışarıda temizlenmek üzeredir.

Tam yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik bu işin....

Başarıların sonuna yaklaşırken,

Azim ve gayretle ülkemizin birlik ve beraberliği  sağlanmışken,

Özellikle Doğu ve Güney Doğuda halkımıza devletin güzel ve güvenilir yüzü gösterilmişken bir kazaya uğramak iyi bir sonuç vermez.

Ankara’nın Çubuk ilçesinde Şehit cenazesinde yaşanan menfur saldırı bahanesiyle İçişleri Bakanımızı harcamamalıyız.Tabiki CHP Genel Başkanı Sayın KILIÇDAROĞLU’na yapılan saldırıyı kınıyoruz. Elbette saldırıyı kabul edemeyiz.

Ama bu saldırı da SOYLU’nun ne kabahadı olabilir ki, şehit yakınları acılı ve duygulu,tüm nefret PKK Terör örgütüne,insanlar dolu....

KILIÇDAROĞLU, temkinli olmalıydı, valiliğe haber vermeliydi ve güvenlik tedbiri alınmalıydı.....

Şehit yakınlarını çok iyi anlıyorum. Yürekleri kan ağlıyor.... Tüm nefret bölücü PKK terör örgütüne , yandaşlarına ve destek verenlere.....

SOYLU’yu başarılarından dolayı,hendek mücadelesi, kayyum atamaları ve dağlarda ve şehirlerde terör yuvalarının dağıtılmasıyla beraber zaman zaman Süleyman SOYLU bazı kişilerce eleştiriliyordu.

Bazı durumları bahane ederek Sürekli Süleyman SOYLU’nun görevden ayrılmasını isteyenler olmuştur.

Sayın İçişleri Bakanımız Süleyman SOYLU’nun görevden alınması  intihar glbi olur.

Yazık olur... Bütün yapılanlar boşa gider.....İyi bir yol alınmış,sona doğru gidiyoruz...İnşallah!
Milletimizin birliği ve Vatanımızın bütünlüğü için  Sayın İçişleri bakanımız Süleyman SOYLU ve Milli Savunma Bakanımız Hulusi AKAR birlikte ve aynı kararlılıkla yollarına devam edeceklerdir...

Sayın Cumhur Başkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN da bunu çok iyi  biliyor.... 

Cumhurbaşkanımız yol arkadaşlarını yolda bırakmayacaktır.


Efkan CORDANOĞLU


3 Eylül 2018 Pazartesi

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde kurulan ilk hükümet: 1.Recep Tayyib ERDOĞAN Hükümeti. Hükümetimize bazı önerilerim var.






Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından kurulan hükümet ülkemizi yönetmektedir.
Yeni sisteme göre kurulan hükümet güven oyuna ihtiyaç duymadan görevini yürütmektedir.
Cumhurbaşkanı kabineyi istediği kişilerden oluşturabiliyor. Kabine milletvekillerinden veya milletvekili olmayanlardan seçilip, Cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak işbaşına getiriliyor.
Kurulan hükümet bir program hazırlayarak,program doğrultusunda  görevini yürütüyor.
Hükümet 100 günlük bir programla halkımızın karşsına çıktı. Program gereği icraatlar bir bir yerine getiriliyor.
Özellikle ekonomik krizin önüne geçebilmek için bir dizi faaliyetler gerçekleştiriliyor.
Yeni sistemin ilk hükümeti olan 1.Recep Tayyip ERDOĞAN hükümeti için acizane bazı önerilerim olacaktır.
Bu önerilerimin bir çoğu belki programda göz önüne alınmıştır. Yine de bir kısım önerilerimi sıralamak istiyorum. Önerilerimizin şimdi ve daha sonrasında da dikkate alınması bizi mutlu edeceğini ,milletimiz ve memleketimiz için faydalı olacağını düşünmekteyim.
1-Son yıllarda başarılı bir şekilde yürütülen terörle mücadeleye hız kesmeden devam etmek hükümetin olmazsa olmazı olmalıdır. Ülkemizin ve milletimizin güven ve huzurunu sağlamak hükümetin birinci görevidir. Bunun için hükümetimiz  terörle mücadeleyi,bölücü  ve yıkıcı faaliyetlerle ,paralel yapılarla, bölücü örgütlerle  ve özellikle PKK , FETÖ gibi terör örgütleriyle  mücadele  kararlı bir şekilde yürütülmelidir.
2-Hükümet seçim meydanlarında ve TV ekranlarında vermiş olduğu vaadleri,yapacağı projeleri ve faaliyetleri  plan dahilinde programa almalıdır.
3-Hükümetin  yanında olan, devletin ve milletin yararına olan her  adımı destekleyen  MHP’nin seçim meydanlarında dile getirdiği şeyleri de gözönüne alarak  program hazırlanmalıdır.
4-İktidarın dışında yani AKP ve MHP’nin dışındaki muhalefet partilerinin hepsinin  seçim propogandasında dile getirdikleri eleştiri ve halka verdikleri vaadler ve  yapacakları faaliyetlerin değerlendirilmesi uygun olur.
5-Ve yine muhalefet partilerinin AKP hükümetlerini ve AKP genel başkanı olarak Recep Tayyip ERDOĞAN’ ı eleştirdikleri noktaları yapıcı olarak değerlendirerek varsa hata ve eksikliklerin belirlenmesi,kurulacak hükümetlerde bunların göz önüne alınması. Böylelikle ileriki seçimlerde de aynı eleştirilere açık kapı bırakılmış olmaz.
6- Milletvekilleriyle ve tüm partilerin yetkilileriyle bilgi ve görüş alış verişi yoluna gidilerek hükümet faaliyetlerine yön verilmelidir. Bu şekilde çoğulcu bir anlayış geliştirilerek toplumsal huzurun sağlanmasına katkı verilmiş olur.
7-Zaman zaman  hükümetin yapacağı reform ve faaliyetlerle ilgili anketler  hazırlanarak halkın görüş ve kanaatine başvurulmalıdır. Böylelikle halkımıza  verilen değer  ile özgüven artışı sağlanmış olur.
8-Yerel yönetimler kanalıyla halkın sorunları araştırılarak çözüm yolları bulunabilir.
9-Sendika,kuruluş odalar ve diğer özel kurum ve kuruluşların görüş ve önerileri dikkate alınmalıdır.
10-Üniversitelerden,bilimsel kuruluşlardan ,bilimsel araştırmalardan,bilim adamlarından, düşünürlerden ,sanatçılardan, yazarlardan vs. yararlanılmalıdır.
11-Hükümet herhangi bir uygulamayı başlatmadan önce empatiyi  çok iyi bir şekilde yapmalı ve sonrasında harekete geçmelidir.
12- Yapılan bir icraat ve uygulamadan  çoğunluğun bir memnuniyetsizliği söz konusuysa,acilen değerlendirme yapılarak uygulama yeniden  ele alınmalıdır.
13-Yönetim içinde bulunanların üzerlerinde büyük bir yük olduğu bilinmelidir. Bu yük “emanettir”, emeneti iyi korumalı,özellikle kul hakkına riayet edilmelidir.
14-Tüm yetkililer kamu harcamalarında titiz davranmalıdırlar. İsrafa ve gereksiz harcamalara hiçbir zaman yer verilmemelidir.
15-Yapılan tüm atamalar ve görevlendirmelerde liyakata uyulmalıdır. İş ehline verilmelidir. Yönetimte politik ve menfaat ilişkileri güdülmemelidir. Herkes eşit olarak hesap verebilmelidir ve sorumluluk sahibi olmalıdır.
Daha bir çok şey sunulabilir,önemli olan güzele doğru ilerlemektir.
Hükümetimiz, memleketimiz ve milletimiz için en güzeli yapacağına inancımız tamdır.
Bizi çökertmek isteyen başta  ABD ve diğer güçler asla başaramayacaktır.
Biz bir oldukça bizi kimse çökertemez.
Tüm milletimiz birlikteyiz,bizi kimse zayıflatamaz.
Devlet,millet,ordu el ele daha mutlu  günlere...

 Efkan CORDANOĞLU

Bu Yazı Aşağıdaki Sitelerde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog:


31 Ağustos 2018 Cuma

24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili genel seçimleri için bir kaç söz






Ülkemizde 24 Haziran 2018 Pazar günü Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili genel seçimleri yapılmıştır.

Seçimlerin sonuçları ülkemiz,milletimiz,İslam alemi ve tüm insanlık için hayırlı olsun.
Seçimlerin bir araç olduğu unutulmamalıdır. Esas olan tabiki milletin ve devletin refahı ve huzurunu sağlamakır.

Seçimlerde amaç devlete ve millete en güzel hizmeti verecek kadroları iş başına getirmektir.
Bu seçimle ilgili bir kaç şey söylemek istiyorum:

24 Haziran seçimlerinde en önemli şeyin ittifakların kurulmasıydı.
İttifak ile ülke geneli baraj sorunu aşılmış oldu.

İtifak yapan partilerin barajı aşamama korkusu olmadığından herkes istediği ve desteklediği partilere korkusuzca oy vermiştir.

Böylelikle partilerin oy oranlarıda ortaya çıkmış oldu.
Önce Cumhur ittifakı kuruldu. Ak Parti ile MHP Cumhur ittifakını kurarak tek adayla girilen Cumhurbaşkanlığı seçimini ilk turda garantiliyerek seçimlerden zaferle çıkmış oldular.
Böylelikle Cumhur ittifakı iyi düşünülmüş bir girişim olmuştur.

Cumhur ittifakı hem Cumhurbaşkanlığında ve hem de Milletvekilliğinde diğer parti ve ittifaklardan daha başarılı olmuştur.

CHP,İyi Parti ve Saadet Partisi de bir araya gelerek  Millet ittifakını kurmuş oldular.
HDP de seçimlere tek başına girmiştir. Hdp’nin Pkk ile olan ilişkileri nedeniyle seçmenlerin kafalarında soru işaretleri oluşmuştur. Hdp hiçbir zaman pkk’dan kendini arındıramamıştır.
Hdp’nin Cumhurbaşkanı adayı cezaevinde olması nedeniyle Seçmen madur durumda olduğunu düşünerek Hdp’ye güçlü bir destek verdiği görülmüştür.

Güney Doğuda devletimiz terörü hemen hemen temizlediği için bu seçimler eskiye nazaran daha güvenli bir ortamda yapılmıştır.

Millet ittifakı içindeki partiler ilk tur seçimlerde her biri kendi Cumhurbaşkanı adayını destekledi.

Ama hiçbiri yüzde ellinin üzerine çıkamadı ve ilk turda yarışı kaybettiler.
Millet ittifakı Milletvekilliği seçimlerinde de Cumhur ittifakının arkasında kalmıştır.
Seçimler güvenlik açısından son derece mükemmel geçmiştir.

Güvenlik güçlerimizin  olağan üstü gayretleriyle  seçimler  olaysız bir şekilde tamamlanmıştır.

Bu seçimlerde,halk iktidar partisine uyarıda bulunmuştur.

Seçmen iktidarı tek başına muktedir kılmayarak MHP’ye önemli bir rol vermiştir.
Halk diyor ki, MHP’siz bir meclis düşünemiyoruz.
MHP’nin desteklemediği bir hükümete halk pirim vermemiştir.

Seçmen,MHP’nin destekleyeceği güçlü bir hükümeti ortaya çıkarmıştır.

Bu seçimlerde MHP’nin ülkemiz ve milletimizin birliği için ne kadar önemli olduğu bir kez daha anlaşılmıştır.

24 Haziran Cumhurbaşkanlığı seçiminde seçmenler, Akp’nin tecrübeli genel başkanı ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın ülkeyi daha güzel günlere taşıyacağına kanaat getirmiştir.

Ve  yine seçmenler “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini onaylayarak yürürlüğe koymuştur.

Her ne olursa olsun,her şey ülkemiz için ve milletimiz için her zaman güzel olsun.
Birlik ve bereberliğimiz kaim olsun.

Devletimizin ve milletimizin varlığı daim olsun...


 Efkan CORDANOĞLU

Bu Yazı Aşağıdaki Sitelerde Yayınlanmıştır:

Milliyet Blog: